A Tale of Two Cities — Page 1
Birinci Kitap--Hayata Geri Çağrıldı
Book the First--Recalled to Life
BÖLÜM I Dönem
CHAPTER I The Period
BÖLÜM II Posta
CHAPTER II The Mail
BÖLÜM III Gece Gölgeleri
CHAPTER III The Night Shadows
BÖLÜM IV Hazırlık
CHAPTER IV The Preparation
BÖLÜM V Şarap Dükkanı
CHAPTER V The Wine-shop
BÖLÜM VI Ayakkabıcı
CHAPTER VI The Shoemaker
İkinci Kitap--Altın İplik
Book the Second--the Golden Thread
BÖLÜM I Beş Yıl Sonra
CHAPTER I Five Years Later
BÖLÜM II Bir Görüntü
CHAPTER II A Sight
BÖLÜM III Bir Hayal Kırıklığı
CHAPTER III A Disappointment
BÖLÜM IV Tebrikler
CHAPTER IV Congratulatory
BÖLÜM V Çakal
CHAPTER V The Jackal
BÖLÜM VI Yüzlerce İnsan
CHAPTER VI Hundreds of People
BÖLÜM VII Şehirdeki Mösyö
CHAPTER VII Monseigneur in Town
BÖLÜM VIII Taşradaki Mösyö
CHAPTER VIII Monseigneur in the Country
BÖLÜM IX Gorgo'nun Başı
CHAPTER IX The Gorgon's Head
BÖLÜM X İki Söz
CHAPTER X Two Promises
BÖLÜM XI Eşlik Eden Bir Tablo
CHAPTER XI A Companion Picture
BÖLÜM XII İnce Ruhlu Adam
CHAPTER XII The Fellow of Delicacy
BÖLÜM XIII İncelikten Yoksun Adam
CHAPTER XIII The Fellow of no Delicacy
BÖLÜM XIV Dürüst Esnaf
CHAPTER XIV The Honest Tradesman
BÖLÜM XV Örgü Örme
CHAPTER XV Knitting
BÖLÜM XVI Hâlâ Örgü Örme
CHAPTER XVI Still Knitting
BÖLÜM XVII Bir Gece
CHAPTER XVII One Night
BÖLÜM XVIII Dokuz Gün
CHAPTER XVIII Nine Days
BÖLÜM XIX Bir Görüş
CHAPTER XIX An Opinion
BÖLÜM XX Bir Yalvarış
CHAPTER XX A Plea
BÖLÜM XXI Yankılanan Ayak Sesleri
CHAPTER XXI Echoing Footsteps
BÖLÜM XXII Deniz Hâlâ Kabarıyor
CHAPTER XXII The Sea Still Rises
BÖLÜM XXIII Ateş Yükseliyor
CHAPTER XXIII Fire Rises
BÖLÜM XXIV Mıknatıs Kayasına Çekiliş
CHAPTER XXIV Drawn to the Loadstone Rock
Üçüncü Kitap--Bir Fırtınanın İzi
Book the Third--the Track of a Storm
BÖLÜM I Gizlice
CHAPTER I In Secret
BÖLÜM II Bileytaşı
CHAPTER II The Grindstone
BÖLÜM III Gölge
CHAPTER III The Shadow
BÖLÜM IV Fırtınada Sükunet
CHAPTER IV Calm in Storm
BÖLÜM V Odun Kesici
CHAPTER V The Wood-sawyer
BÖLÜM VI Zafer
CHAPTER VI Triumph
BÖLÜM VII Kapıya Bir Vuruş
CHAPTER VII A Knock at the Door
BÖLÜM VIII Kâğıt Oyununda Bir El
CHAPTER VIII A Hand at Cards
BÖLÜM IX Oyun Kuruldu
CHAPTER IX The Game Made
BÖLÜM X Gölgenin Özü
CHAPTER X The Substance of the Shadow
BÖLÜM XI Alacakaranlık
CHAPTER XI Dusk
BÖLÜM XII Karanlık
CHAPTER XII Darkness
BÖLÜM XIII Elli İki
CHAPTER XIII Fifty-two
BÖLÜM XIV Örgü Tamamlandı
CHAPTER XIV The Knitting Done
BÖLÜM XV Ayak Sesleri Sonsuza Dek Söndü
CHAPTER XV The Footsteps Die Out For Ever
Vocabulary
- Book
- Bir eserin ana bölümlerinden biri; kitap.
- the
- Belirli bir nesneyi işaret eden İngilizce tanımlık.
- First
- Bir sıralamada en başta gelen; birinci.
- Recalled
- Geçmişte yaşananları yeniden hatırlamak veya geri çağırmak.
- to
- Bir yöne, hedefe veya amaca işaret eden edat.
- Life
- Bir insanın doğumdan ölüme kadar süren varoluşu.
- CHAPTER
- Bir kitabın numaralı veya adlandırılmış bölümlerinden her biri.
- I
- Birinci tekil şahıs zamiri; konuşan kişiyi ifade eder.
- The
- Belirli bir nesneyi işaret eden İngilizce tanımlık.
- Period
- Belirli bir zaman dilimi veya dönem.
- Mektup veya paketlerin taşınması; posta sistemi.
- Night
- Güneşin battığı, gökyüzünün karardığı karanlık zaman dilimi.
- Shadows
- Işığın önündeki cisimler tarafından oluşturulan karanlık şekiller.
- Preparation
- Bir şey için önceden yapılan hazırlık veya düzenleme.
- Wine
- Üzüm suyunun mayalanmasıyla elde edilen alkollü içecek.
- shop
- Ürünlerin satıldığı küçük ticari işyeri; dükkan.
- Shoemaker
- Ayakkabı yapan veya tamir eden zanaatkâr kişi.
- Second
- Bir sıralamada birinciden sonra gelen; ikinci.
- Golden
- Altın renginde olan veya çok değerli olan şey.
- Thread
- Kumaş dokumak veya dikiş dikmek için kullanılan ince ip.
- Five
- Dört ile altı arasındaki tam sayı; 5.
- Years
- On iki aylık zaman dilimlerinden oluşan takvim birimleri.
- Later
- Belirtilen zamandan sonra gelen; daha sonra.
- A
- Belirsiz bir nesneyi tanıtan İngilizce tanımlık.
- Sight
- Gözle görülen şey; görme yetisi veya manzara.
- Disappointment
- Beklentilerin karşılanmamasından duyulan üzüntü veya hayal kırıklığı.
- Congratulatory
- Birini başarısı veya mutlu olayı için tebrik eden ifade.
- Jackal
- Köpeğe benzeyen, çöpçü olarak bilinen vahşi memeli hayvan.
- Hundreds
- Yüzlerce anlamına gelir; çok sayıda olan şeyler.
- of
- Ait olma veya ilişki belirten çok yaygın İngilizce edat.
- People
- Bir arada yaşayan veya belirli bir grubu oluşturan insanlar.
- Monseigneur
- Fransızca kökenli; soylu veya dini kişilere verilen saygı unvanı.
- in
- Bir yerin içinde veya bir zaman diliminde olduğunu belirten edat.
- Town
- Köyden büyük, şehirden küçük yerleşim yeri; kasaba.
- Country
- Bağımsız siyasi sınırları olan toprak parçası; ülke veya kırsal alan.
- Gorgon
- Yunan mitolojisinde yılanlı saçlara sahip korkunç dişi yaratık.
- 's
- İngilizce'de sahiplik ilişkisi kurmak için kullanılan ek.
- Head
- Vücudun en üst kısmı; beyin ve duyuların bulunduğu bölge.
- Two
- Bir ile üç arasındaki tam sayı; 2.
- Promises
- Birinin bir şeyi yapacağına dair verdiği sözler.
- Companion
- Birlikte vakit geçirilen yakın arkadaş veya yol arkadaşı.
- Picture
- Bir sahneyi veya kişiyi gösteren resim ya da fotoğraf.
- Fellow
- Bir toplulukta yer alan kişi; adam veya arkadaş.
- Delicacy
- İncelik, hassasiyet veya özel bir lezzet; narin durum.
- no
- Bir şeyi reddeden veya olumsuzlayan kısa cevap.
- Honest
- Doğruyu söyleyen, dürüst ve güvenilir kişi veya davranış.
- Tradesman
- Bir zanaatla veya ticaretle geçimini sağlayan kişi.
- Knitting
- Şiş kullanarak iplikten kazak veya kumaş örmek.
- Still
- Hareketsiz; ya da hâlâ devam eden bir durum.
- One
- Sıfırdan sonra gelen ilk tam sayı; 1.
- Nine
- Sekiz ile on arasındaki tam sayı; 9.
- Days
- Yirmi dört saatlik zaman birimlerinin çoğulu; günler.
- An
- Sesli harfle başlayan sözcüklerden önce kullanılan belirsiz tanımlık.
- Opinion
- Bir konu hakkında kişisel düşünce veya görüş.
- Plea
- Yardım veya merhamet için yapılan içten, acil istek.
- Echoing
- Sesin bir yüzeyden yansıyarak tekrar duyulması; yankılanan.
- Footsteps
- Yürürken ayakların yere basmasıyla çıkan sesler veya izler.
- Sea
- Büyük tuzlu su kütlesi; okyanus veya deniz.
- Rises
- Yukarı doğru hareket etmek; yükselmek veya artmak.
- Fire
- Isı ve ışık üreten, yakıcı olan alevli yanma olayı.
- Drawn
- Çizilmiş; ya da bir yöne doğru çekilmiş, çekimser görünümlü.
- Loadstone
- Demir nesneleri kendine çeken doğal manyetik taş; mıknatıs taşı.
- Rock
- Yerkabuğunu oluşturan sert mineral madde; kaya veya taş.
- Third
- Bir sıralamada ikinciden sonra gelen; üçüncü.
- Track
- İz, yol veya bir şeyin gittiği güzergâh.
- a
- Belirsiz bir tekil nesneyi tanıtan İngilizce tanımlık.
- Storm
- Kuvvetli rüzgâr, yağmur ve şimşek içeren şiddetli hava olayı.
- In
- Bir şeyin içinde veya bir durumun içinde olduğunu belirtir.
- Secret
- Başkalarından gizli tutulan bilgi veya durum; sır.
- Grindstone
- Aletleri bilemek için kullanılan dönen taş disk.
- Shadow
- Işığın geçişini engelleyen bir cismin oluşturduğu karanlık bölge.
- Calm
- Sakin, huzurlu ve hareketsiz olan durum veya kişi.
- Wood
- Ağaçlardan elde edilen sert doğal malzeme; odun veya orman.
- sawyer
- Odun veya kütük kesen, testereyle çalışan işçi kişi.
- Triumph
- Büyük bir zafer veya başarı elde etme; galip gelme.
- Knock
- Bir kapıyı veya yüzeyi yumrukla ya da elle vurmak.
- at
- Belirli bir yer veya zamanda olduğunu belirten edat.
- Door
- Bir odaya veya binaya girip çıkmayı sağlayan açılır kapanır panel.
- Hand
- Kolun ucunda bulunan, tutmak için kullanılan vücut organı.
- Cards
- Oyun oynamak için kullanılan resimli veya numaralı karton parçalar.
- Game
- Belirli kurallar çerçevesinde oynanan eğlenceli rekabet etkinliği.
- Made
- Bir şeyin üretildiğini veya oluşturulduğunu belirten geçmiş zaman fiili.
- Substance
- Fiziksel olarak var olan madde; öz veya önemli içerik.
- Dusk
- Güneşin batmasından hemen sonra gelen alacakaranlık saati.
- Darkness
- Işığın olmadığı karanlık ortam veya durum.
- Fifty
- Kırk dokuzdan sonra gelen tam sayı; 50.
- two
- Bir ile üç arasındaki tam sayı; 2.
- Done
- Bir işin tamamlandığını veya bittiğini belirten sıfat veya fiil.
- Die
- Bir canlının yaşamının sona ermesi; ölmek.
- Out
- Bir yerin dışında olan veya bir durumdan çıkan.
- For
- Bir amaç, süre veya kişi adına olan ilişkiyi belirten edat.
- Ever
- Herhangi bir zamanda veya sonsuza kadar süren zaman ifadesi.
Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.
Create free account →