McGuffey's Eclectic Primer, Revised Edition — Page 4
gör görür kurbağa
see sees frog
üzerinde kütük e
on log e
bir kütük kurbağa
a log the frog
Kütüğün üzerindeki kurbağayı gör.
See the frog on a log.
Rab kurbağayı görür.
Rab sees the frog.
Kurbağa Rab'ı görebilir mi?
Can the frog see Rab?
Kurbağa köpeği görebilir.
The frog can see the dog.
Rab kurbağaya doğru koştu.
Rab ran at the frog.
o dur Ann'in dır lamba paspas i
it stand Ann's is lamp mat i
bir paspas sehpa
a mat the stand
Lambayı gör! Paspasın üzerinde.
See the lamp! It is on a mat.
Paspas sehpanın üzerinde.
The mat is on the stand.
Lamba Nat'ın, paspas ise Ann'in.
The lamp is Nat's, and the mat is Ann's.
Tom at değil onu yakala o onun ch
Tom nag not him catch he his ch
Ata bak! O Tom'un atı.
See the nag! It is Tom's nag.
Tom atını yakalayabilir mi?
Can Tom catch his nag?
Onu yakalayamaz.
He can not catch him.
Köpek ata doğru koştu ve at kaçtı.
The dog ran at the nag, and the nag ran.
Tom'un atı şişman; köpeği şişman değil.
Tom's nag is fat; his dog is not fat.
Nat, Tom'un atının üzerinde.
Nat is on Tom's nag.
Nat'ın köpeği Rab, fareyi yakalayamaz.
Nat's dog, Rab, can not catch the rat.
Kütüğün üzerindeki kurbağayı gör.
See the frog on the log.
Bir delikanlı kurbağayı görür.
A lad sees the frog.
Delikanlı onu yakalayamaz.
The lad can not catch it.
Bir kedi paspasın üzerinde; kedi bir fare görüyor.
A cat is on the mat; the cat sees a rat.
Ann'in yelpazesi sehpanın üzerinde.
Ann's fan is on the stand.
Adamın bir lambası var.
The man has a lamp.
Bir köpek adama doğru koştu.
A dog ran at the man.
Ann bir kütüğün üzerine oturdu.
Ann sat on a log.
Tom, Nat'ın köpeğini görüyor.
Tom sees Nat's dog.
Şişman bir kurbağa kütüğün üzerinde.
A fat frog is on the log.
Rab onu yakalayamaz mı?
Can not Rab catch it?
Vocabulary
- see
- Bir şeyi gözlerinle algılamak, görmek.
- sees
- Birinin bir şeyi gördüğünü ifade eder (üçüncü tekil).
- frog
- Sulak alanlarda yaşayan, sıçrayan küçük bir amfibi hayvan.
- on
- Bir yüzeyin üzerinde bulunduğunu gösteren edat.
- log
- Kesilmiş bir ağacın kalın, silindirik gövde parçası.
- a
- Belirsiz tanımlık; tekil sayılabilir isimlerden önce kullanılır.
- the
- Belirli tanımlık; bilinen veya özgül bir şeyi işaret eder.
- See
- Cümle başında 'gör' veya 'bak' anlamında kullanılır.
- The
- Cümle başında kullanılan belirli tanımlık.
- can
- Bir şeyi yapabilme yeteneğini gösteren yardımcı fiil.
- dog
- Evcil, sadık bir hayvan; köpek.
- ran
- 'Run' fiilinin geçmiş zaman hali; koştu.
- at
- Bir yere yakınlığı veya hedefi gösteren edat.
- it
- Cansız varlıklar veya hayvanlar için kullanılan zamir.
- stand
- Ayakta durmak veya dik bir konumda olmak.
- is
- 'To be' fiilinin üçüncü tekil şahıs present hali; -dır.
- lamp
- Işık sağlamak için kullanılan elektrikli veya yağlı araç.
- mat
- Zemine serilen küçük, düz örtü veya paspas.
- It
- Cümle başında cansız veya belirsiz özneyi ifade eden zamir.
- and
- İki sözcük veya cümleyi birleştiren bağlaç; ve.
- nag
- Birini sürekli eleştirmek veya şikayet etmek.
- not
- Olumsuzluk bildiren sözcük; değil, hayır.
- him
- Erkek bir kişiyi işaret eden nesne zamiri; onu.
- catch
- Hareket eden bir şeyi tutmak veya yakalamak.
- he
- Erkek bir kişiyi işaret eden özne zamiri; o.
- his
- Erkek bir kişiye ait olduğunu gösteren iyelik zamiri; onun.
- He
- Cümle başında erkek özneyi işaret eden zamir; o.
- fat
- Fazla kilolu veya vücudunda yağ birikmiş olan.
- rat
- Uzun kuyruklu, fare benzeri kemirgen hayvan; sıçan.
- A
- Cümle başında kullanılan belirsiz tanımlık; bir.
- lad
- Genç erkek çocuk veya delikanlı; oğlan.
- cat
- Evde beslenen, miyavlayan evcil hayvan; kedi.
- fan
- Bir şeyi veya kişiyi çok seven hayran; ya da yelpaze.
- man
- Yetişkin erkek insan; adam.
- has
- Sahip olmayı ifade eden üçüncü tekil şahıs formu.
- sat
- 'Sit' fiilinin geçmiş zaman hali; oturdu.
Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.
Create free account →