Romeo and Juliet — Page 2
PETER, Juliet'in Dadısının hizmetkârı.
PETER, servant to Juliet's Nurse.
SAMPSON, Capulet'in hizmetkârı.
SAMPSON, servant to Capulet.
GREGORY, Capulet'in hizmetkârı.
GREGORY, servant to Capulet.
Hizmetkârlar.
Servants.
FRIAR LAWRENCE, Fransiskan tarikatından bir keşiş.
FRIAR LAWRENCE, a Franciscan.
FRIAR JOHN, aynı tarikatten.
FRIAR JOHN, of the same Order.
Bir Eczacı.
An Apothecary.
KORO.
CHORUS.
Üç Müzisyen.
Three Musicians.
Bir Subay.
An Officer.
Verona Vatandaşları; her iki aileyle akraba çeşitli erkekler ve kadınlar; Maskeli Kişiler, Muhafızlar, Nöbetçiler ve Hizmetliler.
Citizens of Verona; several Men and Women, relations to both houses; Maskers, Guards, Watchmen and Attendants.
SAHNE. Oyunun büyük bölümünde Verona'da; bir kez, Beşinci Perde'de, Mantua'da.
SCENE. During the greater part of the Play in Verona; once, in the Fifth Act, at Mantua.
Vocabulary
- servant
- Bir başkasına hizmet eden kişi; hizmetkar.
- to
- Yön, amaç veya aitlik belirten çok amaçlı edat.
- Nurse
- Bir çocuğa bakan, onu yetiştiren kadın; dadı.
- Servants
- Birine hizmet eden kişiler; hizmetkarlar, uşaklar.
- FRIAR
- Dini bir tarikata mensup keşiş; rahip.
- a
- Belirsiz tanımlık; bir şeyi genel olarak tanıtır.
- Franciscan
- Aziz Francis'in kurduğu Katolik tarikatına ait olan keşiş.
- of
- Aidiyet veya ilişki belirten edat; '-in, -nin' anlamında.
- the
- Belirli tanımlık; önceden bilinen şeyi işaret eder.
- same
- Aynı; daha önce bahsedilen şeyle özdeş olan.
- Order
- Keşişlerin ait olduğu dini topluluk; tarikat.
- An
- Sesli harften önce kullanılan belirsiz tanımlık; bir.
- Apothecary
- Eski dönemde ilaç hazırlayıp satan eczacı kişi.
- CHORUS
- Oyunun başında ve arasında açıklama yapan anlatıcı grup.
- Three
- Üç sayısı; üç adet olan bir miktar.
- Musicians
- Müzik çalan, icra eden kişiler; müzisyenler.
- Officer
- Düzeni sağlamakla görevli yetkili kişi; memur, subay.
- Citizens
- Bir şehirde yaşayan, o yere ait halk; vatandaşlar.
- several
- Birkaç; ikiden fazla ama çok olmayan sayıda.
- Men
- Erkekler; yetişkin erkek insanlar.
- and
- Ve; iki unsuru birbirine bağlayan bağlaç.
- Women
- Kadınlar; yetişkin dişi insanlar.
- relations
- Akrabalar; aynı aileye mensup olan kişiler.
- both
- Her iki; iki şeyin ikisini birden kapsayan ifade.
- houses
- Burada soylu aileler, hanedanlar anlamında kullanılır.
- Maskers
- Maskeli balo veya şölene katılan maskeli kişiler.
- Guards
- Koruma veya güvenlik sağlayan kişiler; muhafızlar.
- Watchmen
- Gece bekçiliği yapan, düzeni koruyan kişiler.
- Attendants
- Birine eşlik eden ya da hizmet eden kişiler; maiyetçiler.
- SCENE
- Bir oyunun geçtiği yer veya ortam; sahne, dekor.
- During
- Bir zaman süresince, boyunca anlamında kullanılan edat.
- greater
- Daha büyük veya daha fazla olan; büyük kısmı oluşturan.
- part
- Bir bütünün parçası; bölüm, kısım.
- Play
- Sahnede oynanan tiyatro eseri; oyun.
- in
- İçinde, içerisinde anlamında yer bildiren edat.
- once
- Bir kez, bir defaya mahsus; sadece bir kere.
- Fifth
- Beşinci; sıralamada beşinci sırada olan.
- Act
- Tiyatro oyunundaki büyük bölüm; perde.
- at
- Bir yer veya noktayı belirten edat; '-de, -da' anlamında.
Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.
Create free account →