The Angel in the House — Page 2
MARY VE MILDRED 24
MARY AND MILDRED 24
Prelüdler:
Preludes:
1. Eşsiz Kişi 24
1. The Paragon 24
2. Geniş Çaplı Aşk 26
2. Love at Large 26
3. Aşk ve Görev 27
3. Love and Duty 27
4. Bir Ayrım 28
4. A Distinction 28
Mary ve Mildred 28
Mary and Mildred 28
III. HONORIA 32
III. HONORIA 32
Prelüdler:
Preludes:
1. Âşık 32
1. The Lover 32
2. Aşk Bir Erdem 34
2. Love a Virtue 34
3. Ulaşım 34
3. The Attainment 34
Honoria 35
Honoria 35
IV. SABAH ZİYARETİ 39
IV. THE MORNING CALL 39
Prelüdler:
Preludes:
1. Dünyanın Gülü 39
1. The Rose of the World 39
2. Haraç 41
2. The Tribute 41
3. Tazminat 42
3. Compensation 42
Sabah Ziyareti 42
The Morning Call 42
V. MENEKŞİLER 46
V. THE VIOLETS 46
Prelüdler:
Preludes:
1. Karşılaştırma 46
1. The Comparison 46
2. Gözyaşlarındaki Aşk 48
2. Love in Tears 48
3. Geleceğe Dair İman 48
3. Prospective Faith 48
4. Venüs Victrix 49
4. Venus Victrix 49
Menekşeler 49
The Violets 49
VI. DEKAN 53
VI. THE DEAN 53
Prelüdler:
Preludes:
1. Mükemmel Aşk Nadirdir 53
1. Perfect Love rare 53
2. Aşkın Haklı Çıkarılması 54
2. Love Justified 54
3. Aşkın Faydası 55
3. Love Serviceable 55
4. Çözülmüş Bir Bilmece 56
4. A Riddle Solved 56
Dekan 56
The Dean 56
VII. ETNA VE AY 60
VII. ÆTNA AND THE MOON 60
Prelüdler:
Preludes:
1. Aşkın Ölümsüzlüğü 60
1. Love's Immortality 60
2. Cennet ve Yeryüzü 61
2. Heaven and Earth 61
Etna ve Ay 62
Ætna and the Moon 62
VIII. SARUM OVASI 66
VIII. SARUM PLAIN 66
Prelüdler:
Preludes:
1. Hayatın Hayatı 66
1. Life of Life 66
2. Vahiy 67
2. The Revelation 67
3. Ruhun Çağları 67
3. The Spirit's Epochs 67
4. Prototip 68
4. The Prototype 68
5. Aşkın Övgüsü 68
5. The Praise of Love 68
Sarum Ovası 69
Sarum Plain 69
IX. SAHARA 74
IX. SAHARA 74
Prelüdler:
Preludes:
1. Karının Trajedisi 74
1. The Wife's Tragedy 74
2. Sıradan Zariflikler 75
2. Common Graces 75
3. Yaşamın Çekiciliği 76
3. The Zest of Life 76
4. Aptal ve Akıllı 76
4. Fool and Wise 76
Sahara 77
Sahara 77
X. KİLİSEDEN KİLİSEYE 81
X. CHURCH TO CHURCH 81
Prelüdler:
Preludes:
1. Neşeli Bilgelik 81
1. The Joyful Wisdom 81
2. Düzenler 84
2. The Devices 84
Kiliseye Gitmek 84
Going to Church 84
XI. DANS 89
XI. THE DANCE 89
Prelüdler:
Preludes:
1. Havva'nın Kızı 89
1. The Daughter of Eve 89
2. Aurea Dicta 91
2. Aurea Dicta 91
Dans 93
The Dance 93
XII. FERİGAT 97
XII. THE ABDICATION 97
Prelüdler:
Preludes:
1. Av 97
1. The Chace 97
2. Reddedilmiş 100
2. Denied 100
3.
3.
Vocabulary
- AND
- İki şeyi birbirine bağlayan bağlaç, 've' anlamında.
- Preludes
- Bir eserin ya da olayın giriş bölümleri, ön hazırlıklar.
- The
- İngilizce'de belirli nesneyi gösteren tanımlık.
- Paragon
- Mükemmelliğin ya da erdemin en yüksek örneği, ideal model.
- Love
- Birine ya da bir şeye duyulan derin sevgi ve bağlılık.
- at
- Bir yer, zaman veya durumu belirten İngilizce edat.
- Large
- Büyük, geniş; ya da genel anlamda serbest olan.
- and
- İki şeyi birbirine bağlayan bağlaç, 've' anlamında.
- Duty
- Bir kişinin yerine getirmesi gereken sorumluluk veya yükümlülük.
- A
- İngilizce'de belirsiz nesneyi gösteren tanımlık.
- Distinction
- İki şey arasındaki belirgin fark veya üstünlük niteliği.
- Lover
- Birine âşık olan ya da romantik ilişki yaşayan kişi.
- a
- İngilizce'de belirsiz nesneyi gösteren tanımlık.
- Virtue
- Ahlaki açıdan iyi ve erdemli olma özelliği, fazilet.
- Attainment
- Bir hedefe ya da başarıya ulaşma süreci veya sonucu.
- THE
- İngilizce'de belirli nesneyi gösteren tanımlık.
- MORNING
- Günün sabah vakti, güneşin doğuşundan öğlene kadar.
- CALL
- Birini ziyaret etme ya da telefon etme eylemi.
- Rose
- Güzel kokulu dikenli bir çiçek bitkisi, gül.
- of
- Aitlik veya ilişki bildiren İngilizce edat, 'in/nın' anlamında.
- the
- İngilizce'de belirli nesneyi gösteren tanımlık.
- World
- Üzerinde yaşadığımız gezegen ya da tüm insanlık alemi.
- Tribute
- Birinin değerini ya da başarısını takdirle ifade etme, övgü.
- Compensation
- Bir kayıp ya da zarar karşılığında verilen ödül veya tazminat.
- Morning
- Günün sabah vakti, güneşin doğuşundan öğlene kadar.
- Call
- Birini ziyaret etme ya da telefon etme eylemi.
- VIOLETS
- Mor renkli küçük ve hoş kokulu bir çiçek türü, menekşe.
- Comparison
- İki ya da daha fazla şeyi benzerlik ve farklılık açısından inceleme.
- in
- Bir yerin içini ya da durumu belirten İngilizce edat.
- Tears
- Üzüntü ya da ağlama sırasında gözden akan sıvı damlalar.
- Prospective
- Gelecekte olması beklenen ya da olası olan, muhtemel.
- Faith
- Bir şeye ya da kişiye duyulan güçlü inanç ve güven.
- Venus
- Aşk ve güzellik tanrıçasının Latince adı ya da gezegen.
- Violets
- Mor renkli küçük ve hoş kokulu çiçekler, menekşeler.
- DEAN
- Bir fakültenin ya da katedraldeki yönetici, dekan veya başrahip.
- Perfect
- Hiçbir eksiği olmayan, kusursuz ve tam anlamıyla mükemmel.
- rare
- Nadir bulunan, sık karşılaşılmayan, az rastlanan.
- Justified
- Haklı gerekçeye dayanan, meşru kılınmış, doğrulanmış.
- Serviceable
- Kullanışlı, işlevsel ve pratik amaca hizmet eden.
- Riddle
- Cevabını bulmak için düşünce gerektiren bulmaca ya da muamma.
- Solved
- Bir problem ya da bilmecenin cevabı bulunmuş, çözülmüş.
- Dean
- Bir fakültenin ya da katedraldeki yönetici, dekan veya başrahip.
- MOON
- Dünya'nın etrafında dönen doğal uydu, ay.
- 's
- İngilizce'de aitlik bildiren iyelik eki.
- Immortality
- Ölümsüzlük, sonsuza kadar yaşama ya da hatırlanma durumu.
- Heaven
- Dinî inançlarda ölümden sonra mutluluğun yaşandığı cennet alemi.
- Earth
- Üzerinde yaşadığımız gezegen ya da toprak ve zemin.
- Moon
- Dünya'nın etrafında dönen doğal uydu, ay.
- PLAIN
- Geniş ve düz arazi, ova; ya da sade ve basit anlamında.
- Life
- Canlılık durumu, yaşam süreci ve deneyimlerin bütünü.
- Revelation
- Daha önce bilinmeyen bir şeyin açıklanması veya keşfedilmesi.
- Spirit
- Ruh, manevi güç ya da bir kişinin karakterini belirleyen öz.
- Epochs
- Tarihin belirgin olaylarla ayrılan uzun zaman dilimleri, çağlar.
- Prototype
- Bir şeyin ilk örneği, model ya da prototip.
- Praise
- Birini ya da bir şeyi olumlu sözcüklerle yüceltme, övme.
- Plain
- Geniş ve düz arazi, ova; ya da sade ve basit anlamında.
- SAHARA
- Afrika'nın kuzeyinde yer alan dünyanın en büyük sıcak çölü.
- Wife
- Evli bir kadın, eş veya karı.
- Tragedy
- Büyük acı ya da felaket içeren ciddi olay veya edebi tür.
- Common
- Herkes tarafından paylaşılan ya da sık görülen, yaygın.
- Graces
- Zariflik, incelik ya da Tanrı'nın lütfunu ifade eden nitelikler.
- Zest
- Bir şeye karşı duyulan coşku, heves ve canlı ilgi.
- Fool
- Akılsızca davranan ya da kolayca aldatılan kişi, aptal.
- Wise
- Deneyim ve bilgiye dayalı iyi kararlar veren, akıllı ve bilge.
- Sahara
- Afrika'nın kuzeyinde yer alan dünyanın en büyük sıcak çölü.
- CHURCH
- Hristiyanların ibadet ettiği kutsal yapı, kilise.
- TO
- Bir yön, hedef ya da alıcıyı belirten İngilizce edat.
- Joyful
- Büyük mutluluk ve sevinç hisseden ya da ifade eden.
- Wisdom
- Bilgi ve deneyimden kaynaklanan derin anlayış, hikmet.
- Devices
- Belirli bir amaç için kullanılan araçlar ya da yöntemler.
- Going
- Bir yere doğru hareket etme, gitme eylemi.
- to
- Bir yön, hedef ya da alıcıyı belirten İngilizce edat.
- Church
- Hristiyanların ibadet ettiği kutsal yapı, kilise.
- DANCE
- Müzik eşliğinde ritimlere göre yapılan dans ve hareket etme.
- Daughter
- Bir kişinin kız evladı, kız çocuğu.
- Eve
- Bir olaydan önceki gece ya da gün; ya da kadın özel adı.
- Dance
- Müzik eşliğinde ritimlere göre yapılan dans ve hareket etme.
- ABDICATION
- Bir hükümdarın ya da yetkilinin görevini ya da tahtı bırakması.
- Chace
- Birini ya da bir şeyi takip etme, kovalama eylemi (eski yazım).
- Denied
- Bir şeyin reddedilmiş ya da inkâr edilmiş olması durumu.
Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.
Create free account →