← The Ballad of the White Horse

The Ballad of the White Horse — Page 6

Tr → English Preface Level 7/10

Yıldızlarla dolu boş bir evin içinden yukarı,

Up through an empty house of stars,

Yüreğin ne ise o olarak,

Being what heart you are,

Uzayın insanüstü yokuşlarından yukarı

Up the inhuman steeps of space

Sanki bir merdivende zarifçe yürür gibi,

As on a staircase go in grace,

Yüzünde ateşin ışığını taşıyarak

Carrying the firelight on your face

En yalnız yıldızın ötesine.

Beyond the loneliest star.

Bunları al; o saatin anısına

Take these; in memory of the hour

Evden bir süreliğine uzaklaştığımız

We strayed a space from home

Ve duman renkli köyleri gördüğümüz,

And saw the smoke-hued hamlets, quaint

Westland'ın kralı ve Westland'ın azizleriyle süslü,

With Westland king and Westland saint,

Ve batının soluklaşan ihtişamını izlediğimiz

And watched the western glory faint

Frome'a giden yol boyunca.

Along the road to Frome.

Vocabulary

Up
Yukarıya doğru hareket etme veya yönelme
through
Bir şeyin içinden geçme, aracılığıyla
an
Ünlü sesle başlayan isimden önce kullanılan belirsiz artikel
empty
İçinde hiçbir şey olmayan, boş
house
İnsanların yaşadığı yapı, ev
of
Sahiplik, ilişki veya bağlantı gösteren edatı
stars
Gecede gökyüzünde parlayan ışıklı cisimler
Being
Var olma durumu, canlı varlık
what
Hangi şey, ne, neyi sorgulayan soru sözcüğü
heart
Vücutta kan pompalayan organ, duygular merkezi
you
Konuşulan kişiye veya kişilere işaret eden zamir
are
Olmak fiilinin ikinci tekil ve çoğul şekli
the
Belirli bir şeyi gösterme amaçlı belirli artikel
inhuman
İnsani olmayan, acı verici, zalimce
space
Boş alan, uzay, aralarındaki mesafe
As
Karşılaştırma yaparken kullanılan bağlama edatı
on
Bir şeyin üstünde veya üzerine işaret eden edatı
staircase
Bir kattan diğerine çıkmak için kullanılan merdiven
go
Bir yerden başka bir yere hareket etme
in
Bir şeyin içine veya içinde bulunma durumu
grace
Zarafet, kibarlık, tanrının lütfu
Carrying
Taşıma, üstünde götürme eylemi
your
Konuşulan kişiye ait olan, size ait
face
Yüz, gözler burun ve ağız olan bölüm
Beyond
Ötesinde, daha ileri tarafında
loneliest
En yalnız, en tek başına hissettiren
star
Gecede gökyüzünde parlayan ışıklı cisim
Take
Almak, tutmak, taşımak eylemi
these
Yakında bulunan çok şeyleri gösteren zamir
memory
Hatıra, geçmişte yaşananları hatırlama yetisi
hour
Altmış dakikaya eşit zaman birimi
We
Konuşan kişi ve diğer kişileri gösteren zamir
strayed
Yoldan sapmış, kaybolmuş şekilde gitmek
from
Bir yerden başlayarak veya ayrılarak edatı
home
Ailesiyle birlikte yaşadığı, kendi evi
And
İki şeyi birleştiren bağlama edatı
saw
Görmek fiilinin geçmiş zaman şekli
smoke
Yanmanın sonucu ortaya çıkan buhar, duman
quaint
Ilginç, eski moda ve çekici görünüşlü
With
Birlikte olmak, eşlik etmek anlamında edatı
king
Krallık yönetimi yapan erkek hükümdar
saint
Dini açıdan erdemli ve kutsal kişi
watched
Bakmak, izlemek fiilinin geçmiş zaman şekli
western
Batı yönünde olan, batıya ait
glory
Büyük başarı, şöhret, ihtişam
faint
Zayıf, belirsiz, hafif görünen
Along
Bir şeyin boyunca, yanı sıra
road
Araçların gitmesi için yapılmış yol
to
Yöne doğru, bir yere gitmek için edatı
← Previous Next →

Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.

Create free account →