The Tale of Mrs. Tittlemouse — Page 3
Küçük kirli ayak izlerini görebileceğimden eminim.'
I am sure I can see the marks of little dirty feet."
[Resim: Küçük ayak izleri]
[Illustration: Marks of little feet]
[Resim: Vızıldayan Bumble]
[Illustration: Babbitty Bumble]
Birden köşeyi dönerken Vızıldayan Bumble ile karşılaştı -- 'Vızz, Bızz, Bızzz!' dedi bal arısı.
Suddenly round a corner, she met Babbitty Bumble--"Zizz, Bizz, Bizzz!" said the bumble bee.
Bayan Tittlemouse ona sertçe baktı.
Mrs. Tittlemouse looked at her severely.
Elinde bir süpürge olmasını diledi.
She wished that she had a broom.
'Günaydın, Vızıldayan Bumble; biraz bal mumu satın almak istiyorum. Ama burada ne işin var? Neden hep pencereden girip Vızz, Bızz, Bızzz diyorsun?' Bayan Tittlemouse sinirlenmeye başladı.
"Good-day, Babbitty Bumble; I should be glad to buy some beeswax. But what are you doing down here? Why do you always come in at a window, and say Zizz, Bizz, Bizzz?" Mrs. Tittlemouse began to get cross.
'Vızz, Vızz, Vızzz!' diye cevap verdi Vızıldayan Bumble, huysuz bir ciyaklamayla.
"Zizz, Wizz, Wizzz!" replied Babbitty Bumble in a peevish squeak.
Bir koridordan yan yan süzüldü ve palamut saklamak için kullanılmış olan bir kiler odasında gözden kayboldu.
She sidled down a passage, and disappeared into a storeroom which had been used for acorns.
Bayan Tittlemouse palamutları Noel'den önce yemişti; kiler boş olmalıydı.
Mrs. Tittlemouse had eaten the acorns before Christmas; the storeroom ought to have been empty.
Ama içi darmadağın kuru yosunlarla doluydu.
But it was full of untidy dry moss.
[Resim: Yosunlarla dolu]
[Illustration: Full of moss]
[Resim: Arı yuvası]
[Illustration: Bees nest]
Bayan Tittlemouse yosunları çekip çıkarmaya başladı.
Mrs. Tittlemouse began to pull out the moss.
Üç dört tane daha arı başlarını uzatıp öfkeyle vızıldadı.
Three or four other bees put their heads out, and buzzed fiercely.
'Kiracı kabul etme alışkanlığım yok; bu bir izinsiz girişdir!' dedi Bayan Tittlemouse.
"I am not in the habit of letting lodgings; this is an intrusion!" said Mrs. Tittlemouse.
'Onları kovduracağım --' 'Vız! Vız! Vızzz!' -- 'Acaba kim yardım eder bana?' 'Bız, Vız, Vızzz!'
"I will have them turned out--" "Buzz! Buzz! Buzzz!"--"I wonder who would help me?" "Bizz, Wizz, Wizzz!"
'Bay Jackson'ı istemiyorum; o hiç ayaklarını silmez.'
"I will not have Mr. Jackson; he never wipes his feet."
Bayan Tittlemouse arıları akşam yemeğinden sonraya bırakmaya karar verdi.
Mrs. Tittlemouse decided to leave the bees till after dinner.
Salona döndüğünde, kalın bir sesle birinin öksürdüğünü duydu; ve orada bizzat Bay Jackson oturuyordu!
When she got back to the parlour, she heard some one coughing in a fat voice; and there sat Mr. Jackson himself!
Vocabulary
- sure
- Bir şeyden kesinlikle emin olan, şüphe duymayan.
- marks
- Bir yüzey üzerinde bırakılan izler veya lekeler.
- dirty
- Kirli, temiz olmayan, pislik içeren.
- Illustration
- Bir metni açıklamak için kullanılan resim veya çizim.
- Bumble
- Beceriksizce hareket etmek; aynı zamanda yaban arısı anlamına gelir.
- Suddenly
- Beklenmedik bir şekilde, ani olarak, birdenbire.
- round
- Bir köşeyi dönerek; çevresinde, etrafında.
- corner
- İki duvarın ya da yolun kesiştiği nokta, köşe.
- bumble
- Beceriksizce hareket etmek; aynı zamanda yaban arısı türü.
- bee
- Bal ve balmumu üreten uçan böcek, arı.
- severely
- Sert, katı veya ciddi bir şekilde, sertlikle.
- wished
- 'Wish' fiilinin geçmiş zaman hali; dilemek, istemek.
- broom
- Yerleri süpürmek için kullanılan uzun saplı araç, süpürge.
- Good-day
- Gündüzleri kullanılan resmi ve kibar bir selamlama ifadesi.
- should
- Bir şeyin yapılması gerektiğini bildiren yardımcı fiil.
- glad
- Mutlu, memnun, sevinçli hissetmek.
- beeswax
- Arıların bal peteği yapmak için ürettiği doğal balmumu.
- always
- Her zaman, hiç istisnasız, daima.
- began
- 'Begin' fiilinin geçmiş zaman hali; başlamak.
- cross
- Sinirli, kızgın, huysuz olmak; burada sıfat olarak kullanılmış.
- replied
- 'Reply' fiilinin geçmiş zaman hali; yanıt vermek, cevaplamak.
- peevish
- Kolayca siniren, huysuz, aksi, mızıkçı.
- squeak
- Küçük hayvanların ya da nesnelerin çıkardığı keskin ince ses.
- sidled
- 'Sidle' fiilinin geçmiş zaman hali; yana doğru sinsi yürümek.
- passage
- Odaları birbirine bağlayan dar koridor veya geçit.
- disappeared
- 'Disappear' fiilinin geçmiş zaman hali; gözden kaybolmak.
- storeroom
- Eşya veya yiyeceklerin saklandığı oda, depo odası.
- acorns
- Meşe ağacının küçük, oval biçimli yemişleri, meşe palamudu.
- Christmas
- Her yıl 25 Aralık'ta kutlanan Hristiyan bayramı, Noel.
- ought
- Bir şeyin yapılması gerektiğini belirten yardımcı fiil.
- empty
- İçinde hiçbir şey bulunmayan, boş.
- untidy
- Dağınık, düzensiz, derli toplu olmayan.
- moss
- Nemli yerlerde küçük halılar oluşturan yeşil bir bitki, yosun.
- nest
- Kuş veya böceklerin yumurtladığı ve barındığı yuva.
- pull
- Bir şeyi kendine doğru çekmek.
- buzzed
- 'Buzz' fiilinin geçmiş zaman hali; vızıldamak, uğuldamak.
- fiercely
- Şiddetle, saldırgan bir biçimde, öfkeyle.
- habit
- Düzenli olarak yapılan alışkanlık veya alışılmış davranış.
- letting
- 'Let' fiilinin şimdiki zaman ortacı; izin vermek, kiralamak.
- lodgings
- Ücret karşılığı kiralanan geçici konaklama odaları veya yer.
- intrusion
- İzinsiz ve rahatsız edici şekilde bir yere girmek, tecavüz.
- Buzz
- Arıların çıkardığı karakteristik vızıltı sesi.
- wonder
- Bir şeyi merak etmek, zihinsel olarak sorgulamak.
- never
- Hiçbir zaman, asla, kesinlikle olmayan.
- wipes
- 'Wipe' fiilinin üçüncü tekil şahıs hali; silmek, temizlemek.
- decided
- 'Decide' fiilinin geçmiş zaman hali; karar vermek.
- leave
- Bir yerden ya da kişiden ayrılmak, gitmek.
- till
- Belirli bir zamana kadar anlamını veren bağlaç veya edat.
- dinner
- Günün ana öğünü, genellikle akşam yemeği.
- parlour
- Evdeki misafir kabul odası, oturma odası.
- coughing
- 'Cough' fiilinin şimdiki zaman ortacı; öksürmek.
- fat
- Şişman, kilolu; burada sesin kalınlığını ve derinliğini nitelendiriyor.
- voice
- Konuşma veya şarkıda çıkarılan ses, insan ya da hayvan sesi.
- himself
- Üçüncü tekil erkek şahıs dönüşlü zamiri, kendisi, bizzat.
Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.
Create free account →