← The Thousand and One Nights, Vol. I.: Commonly Called the Arabian Nights' Entertainments

The Thousand and One Nights, Vol. I.: Commonly Called the Arabian Nights' Entertainments — Page 13

Tr → English Preface Level 7/10

Başka bir deyişle, eski versiyondaki hikayelerin ilgisinden önemli ölçüde aşağı gördüğüm hiçbir şeyi eklemiyorum.

In other words, I insert nothing that I deem greatly inferior in interest to the tales in the old version.

Orijinal eserde sakıncalı nitelik taşıyan bazı bölümleri hafifçe değiştirdim; ancak bunu yaparken, bunları Arap töre ve gelenekleriyle tam anlamıyla uyumlu biçimde aktarmaya özellikle özen gösterdim.

Certain passages which, in the original work, are of an objectionable nature, I have slightly varied; but in doing this, I have been particularly careful to render them so as to be perfectly agreeable with Arab manners and customs.

Başlangıçta şiirlerin neredeyse tamamını dışarıda bırakmayı düşünüyordum; zira ölçü ve uyağın yitirilmesi ile bu şiirlerde bol bol bulunan ses oyunları ve bazı diğer edebi sanatların korunmasının imkânsızlığının, bunların çevirilerini okuyucu için çoğunlukla dayanılmaz kılacağını düşünüyordum.

It was originally my intention to omit almost the whole of the poetry, thinking that the loss of measure and rhyme, and the impossibility of preserving the examples of paronomasia and some other figures with which they abound, would render translations of them generally intolerable to the reader.

Ancak daha sonra, eserin karakterinin bu şekilde büyük ölçüde değişeceğini ve Arap töreleri ile duygularını yansıtmadaki değerinin ciddi biçimde azalacağını düşündüm.

but afterwards I reflected that the character of the work would be thus greatly altered; and its value, as illustrating Arab manners and feelings, much diminished.

Bu nedenle, görece değerleri bakımından ya da bağlamın gerektirmesi nedeniyle seçilmiş, hatırı sayılır sayıda şiiri korumaya karar verdim.

I therefore determined to preserve a considerable number of select pieces, chosen either for their relative merits or because required by the context.

Çevirimin birinci cildinde yer alan şiirlerin sayısı, orijinal eserin karşılık gelen bölümünde bulunanların neredeyse yarısı kadardır; ancak birçok durumda bir şiirin bir ya da birden fazla beytini uygunsuz olduğu için ya da başka bir nedenle dışarıda bıraktım ve birkaç örnekte yalnızca ilk beyti ya da ilk kıtayı verdim.

The number of those comprised in the first volume of my translation is nearly half of the number contained in the corresponding portion of the original work; but in several cases I have omitted one or more verses of a piece as unsuitable, or for some other reason; and in a few instances I have given only the first verse or the first couplet.

Vocabulary

in
içinde, içerisinde, iç tarafında
other
diğer, başka, öteki
words
sözcükler, kelimeler, ifadeler
insert
eklemek, sokmak, yerleştirmek
nothing
hiçbir şey, hiç, boşluk
that
o, şu, hangi
greatly
büyük ölçüde, çok, oldukça
inferior
daha kötü, aşağı, düşük dereceli
interest
ilgi, merak, çıkar
to
yapma işareti, -e doğru, için
the
belirli artikel, o, şu
tales
hikayeler, öyküler, masallar
old
eski, yaşlı, kullanılmış
version
sürüm, versiyon, anlatım şekli
certain
belirli, emin, kesin
passages
pasajlar, bölümler, kısımlar
which
hangi, kim, ne
original
özgün, asıl, orijinal
work
çalışma, iş, eser
are
olmak fiilinin çoğul şekli
of
-in, -den, ait
an
bir, belirsiz artikel
nature
doğa, cins, mahiyet
have
sahip olmak, var olmak
slightly
hafifçe, biraz, az ölçüde
varied
değiştirilmiş, farklılaştırılmış
but
fakat, ama, ancak
doing
yapma, gerçekleştirme, yerine getirme
this
bu, bu şey, bunu
been
olmak fiilinin geçmiş ortacığı
particularly
özellikle, bilhassa, genelde
careful
dikkatli, ihtiyatlı, özenlı
render
vermek, sunmak, çevirmek
them
onları, onlara, bunları
so
böylece, o kadar, yani
as
gibi, olarak, kadar
be
olmak, var olmak
perfectly
mükemmel şekilde, tamamen, kusursuz
with
ile, birlikte, yanında
arab
Arap, Arapça konuşan kişi
manners
davranışlar, görgü, tavırlar
customs
gelenekler, alışkanlıklar, resmiyetler
it
o, bu, şu
was
olmak fiilinin geçmiş hali
originally
başlangıçta, asında, önceleri
my
benim, benimkine ait
intention
niyet, amaç, tasarı
omit
atmak, çıkarmak, ihmal etmek
almost
hemen hemen, neredeyse, nigh
whole
bütün, tüm, tamamı
poetry
şiir, şiirsel yazı, verses
thinking
düşünme, fikirli, sanı
loss
kayıp, ziyan, hasar
measure
ölçü, ölçmek, adım
rhyme
kafiye, uyak, şiir uyağı
preserving
koruyan, saklayan, muhafaza eden
examples
örnekler, numuneler, misaller
some
bazı, birkaç, tefek miktarda
figures
rakamlar, figürler, şekiller
they
onlar, bunlar, şunlar
would
olurdu, yapardı, irade
translations
çeviriler, tercümeler, çeviri metinler
generally
genellikle, çoğunlukla, umumiyetle
reader
okuyucu, oku cihazı, tercüman
afterwards
sonra, daha sonra, arkasından
reflected
yansıtmış, düşünmüş, fikir vermiş
character
karakter, kişi, huy
thus
böylece, bu suretle, şöyle
altered
değiştirilmiş, dönüştürülmüş, farklı
its
onun, bunun, şunun
value
değer, kıymet, fiyat
← Previous Next →

Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.

Create free account →