The Wonderful Wizard of Oz — Page 2
Yine de eski zaman peri masalı, nesiller boyu hizmet etmiş olarak, artık çocuk kütüphanesinde 'tarihi' olarak sınıflandırılabilir; zira her masala korkunç bir ahlaki ders vermek amacıyla yazarlarının uydurduğu tüm dehşet verici ve kan dondurucu olaylarla birlikte klişe cin, cüce ve peri figürlerinin ortadan kalktığı, daha yeni 'harika masallar' dizisinin zamanı gelmiştir.
Yet the old time fairy tale, having served for generations, may now be classed as "historical" in the children's library; for the time has come for a series of newer "wonder tales" in which the stereotyped genie, dwarf and fairy are eliminated, together with all the horrible and blood-curdling incidents devised by their authors to point a fearsome moral to each tale.
Modern eğitim ahlakı kapsar; bu nedenle modern çocuk harika masallarında yalnızca eğlence arar ve tüm nahoş olaylardan memnuniyetle vazgeçer.
Modern education includes morality; therefore the modern child seeks only entertainment in its wonder tales and gladly dispenses with all disagreeable incident.
Bu düşünceyi aklında bulundurarak, 'Oz'un Muhteşem Büyücüsü' hikâyesi yalnızca bugünün çocuklarını memnun etmek amacıyla yazılmıştır.
Having this thought in mind, the story of "The Wonderful Wizard of Oz" was written solely to please children of today.
Hayret ve sevincin korunduğu, kalp kırıklıklarının ve kabusların dışarıda bırakıldığı modernleştirilmiş bir peri masalı olmayı hedeflemektedir.
It aspires to being a modernized fairy tale, in which the wonderment and joy are retained and the heartaches and nightmares are left out.
L. Frank Baum, Chicago, Nisan 1900.
L. Frank Baum, Chicago, April, 1900.
Vocabulary
- Yet
- Bununla birlikte, hâlâ, yine de anlamında bağlaç.
- old
- Uzun süredir var olan, eski, yaşlı.
- time
- Geçmişten geleceğe uzanan süreç; zaman.
- fairy
- Peri; masallarda geçen küçük, sihirli varlık.
- tale
- Genellikle hayal ürünü olan hikâye veya masal.
- served
- Hizmet etmek; bir amaca ya da kişiye yaramak.
- generations
- Nesiller; aynı dönemde yaşayan insan kuşakları.
- may
- Olabilir; olasılık veya izin bildiren yardımcı fiil.
- classed
- Sınıflandırılmak; belirli bir kategoriye dahil edilmek.
- historical
- Tarihe ait, tarihsel nitelik taşıyan.
- library
- Kitapların toplandığı ve okunduğu yer; kütüphane.
- series
- Bir arada gelen şeyler dizisi, seri.
- newer
- 'New' sıfatının karşılaştırma derecesi; daha yeni.
- wonder
- Hayranlık, şaşkınlık; mucizevi şeylere duyulan duygu.
- tales
- 'Tale' kelimesinin çoğulu; hikâyeler, masallar.
- stereotyped
- Kalıplaşmış, klişe hale gelmiş, özgünlüğünü yitirmiş.
- genie
- Cin; Doğu masallarında büyülü güçlere sahip varlık.
- dwarf
- Cüce; masallarda geçen çok küçük boyutlu insan.
- eliminated
- Ortadan kaldırılmış, çıkarılmış, elenmış.
- together
- Birlikte, bir arada.
- horrible
- Korkunç, iğrenç, dehşet verici.
- blood-curdling
- Kanı donduran; aşırı korku uyandıran, ürkütücü.
- incidents
- Olaylar; bir hikâyede yaşanan gelişmeler.
- devised
- Tasarlanmış, icat edilmiş, özenle hazırlanmış.
- authors
- Yazarlar; kitap veya metin kaleme alan kişiler.
- point
- İşaret etmek; bir amacı veya fikri vurgulamak.
- fearsome
- Korku verici, ürküntü uyandıran, dehşet dolu.
- moral
- Ahlaki ders; hikâyenin vermek istediği öğüt.
- each
- Her biri; bir grubun her bir üyesini ifade eder.
- Modern
- Çağdaş, günümüze ait, yeni anlayışı yansıtan.
- education
- Eğitim; bireyin bilgi ve beceri kazanma süreci.
- includes
- Kapsamak, içermek; bir şeyi bünyesinde barındırmak.
- morality
- Ahlak; doğru ile yanlışı ayırt etme ilkeleri.
- therefore
- Bu nedenle, bu yüzden; sonuç bildiren bağlaç.
- modern
- Günümüz çağına ait, çağdaş, yeni.
- seeks
- Aramak, peşinde olmak; bir şeyi elde etmeye çalışmak.
- only
- Sadece, yalnızca, tek başına.
- entertainment
- Eğlence; keyif veren etkinlik veya içerik.
- gladly
- Memnuniyetle, isteyerek, seve seve.
- dispenses
- Vazgeçmek, dağıtmak; bir şey olmaksızın idare etmek.
- disagreeable
- Nahoş, tatsız, hoşa gitmeyen.
- incident
- Olay; bir hikâyede yaşanan küçük çaplı gelişme.
- thought
- Düşünce, fikir; zihinde oluşan bir değerlendirme.
- mind
- Zihin; düşünme ve algılama yetisi.
- story
- Hikâye; olayları anlatan yazılı veya sözlü anlatı.
- Wonderful
- Harika, muhteşem, hayranlık uyandıran.
- Wizard
- Büyücü; sihirli güçlere sahip olduğu düşünülen kişi.
- solely
- Yalnızca, sadece, tek bir amaçla.
- please
- Memnun etmek, zevk vermek, hoşnut kılmak.
- aspires
- Özlemek, hedeflemek; büyük bir amaca ulaşmak istemek.
- modernized
- Modernleştirilmiş, çağa uygun hale getirilmiş.
- wonderment
- Derin hayranlık ve şaşkınlık hissi.
- joy
- Sevinç, neşe, mutluluk duygusu.
- retained
- Muhafaza edilmiş, korunmuş, elde tutulmuş.
- heartaches
- Kalp acıları; derin üzüntü ve keder duyguları.
- nightmares
- Kabuslar; uyurken görülen korkunç rüyalar.
- April
- Nisan; yılın dördüncü ayı.
Unlock audio playback, vocabulary games, and reading progress tracking.
Create free account →